Ana Sayfa
Erol Çelik
Kitaplar
Kısa Filmler
Öyküler
Senaryolar
Yazılar
Klipler
Videolar
Haberler
İletişim
Yazılar
Copyright ® 2010-2011 erolcelik.net
Rüya avcısı ( Ressam Bedenler )
:

.
     Merhaba.
     Benim adim Rüya Avcisi. Daha önce tanismistik.
     Kendimi birakip insanlarin rüyalarinda dolasiyorum. Sahislar umurumda degil, ben onlarin hayalleriyle besleniyor, karanlik dünyalarinda nefes aliyorum ve istahima uygun olani yutup, aklimda sindiriyorum.
     Simdi algilarimi temizleyip, kim bilir kimlerin rüyalarini yasayacagim?
     Merhaba, içeri girebilir miyim?

     Insanlar bilmedikleri bir hayatta daha yasarlar. Bilmezler ama kirintilariyla mükâfatlandirilirlar. Eger rüyalar âlemini benim yasadigim gibi görebilseydiniz, gerçek zannettiginiz hayatin aslinda kocaman bir yalandan ibaret oldugunu anlardiniz zzzzzz.
     Hak ettiginiz hayatin aslinda rüya diye adlandirdiginiz âlemde yasandigini, bu yasantinizda anlayamayacaksiniz. Siz sadece aklinizin yettigi kadariyla yetinmek zorunda kalacaksiniz. Eger rüyalari benim gibi görebilseydiniz, muhakkak aklinizi kaybederdiniz.
     Sssss gerçek zannettiginiz hayatta sadece bir ömür yasarsiniz ama rüyalarda binlerce ömrü istediginiz an, istediginiz  uzunlukta ve istediginiz sekilde yasama lüksüne sahipsiniz.
     Agir mi geldi?
     Tahmin ettim. Bos verin ve beni izlemeyi sürdürün. Ben sizin için zaten rüyalarinizi ziyaret ediyor ve size onlardan bir kirinti sunuyorum.

     Simdi kendimi birakip, tüm tecrübemle size enfes bir av sunacagim. Ben beslenirken siz beni seyredecek ve gerçekligini aklinizin almayacagi bir dünyadan, bir damla hissedeceksiniz.

     Uuuuuu iste avimin kokusu burnuma ulasti. 

     Hasta bir kadin görüyorum, insanlar etrafina toplanmislar ve agliyorlar. Kadin yüz yasindaymis gibi çökmüs. Gözlerini açiyor ve elini gençten bir adama uzatiyor. Adam hizla annesi olacak kadinin yanin geliyor ve kulagini ona egiyor. Bir süre kadinin yasli ve hastalikli sesini dinliyor. Annesi sessizce oglunun kulagina "canim çikmiyor, bana yardimci ol" diyor. Oglu saskinlikla basini kaldiriyor. Yüzüne aci bir sefkat çöküyor. Digerleri ne oldugunu soruyor ama o cevap vermiyor. Ne yapmasi gerektigini bildigi halde, bunu nasil yapacagini düsünecek zaman ariyor.
     Ogul ayaga kalkiyor ve anasina dönüyor. Yasli kadin yalvaran gözlerle ona bakiyor. Odada nefes alan tüm mahlûklar ne oldugunu, kadinin ne istedigini, aç bir merakla soruyorlar. Rrrrrr.  Ogul aldirmiyor ve odadan kararli bir sekilde çikiyor.

     Size söylemek istedigim tam bu iste. Rüyalarin, gerçek zannedilen hayattan daha engin oldugunu söylüyorum. Ama ben ne kadar ugrassam da, bunu anlamak istemeniz gerek. 

     Aglasan kadinlari anlamiyorum. Yasli kadin ölmemis ki, ölmemis bir kadinin yaninda böyle aglayanlar, o ölürse nasil aglarlar düsünemiyorum. Yasli kadinin bitkin oglu bir süre sonra, büyük bir boy aynasiyla giriyor içeriye.

     Ooooo ilginç bir rampa tirmaniyor rüya. Ne olacagini bilmemek en az rüya sahibi kadar beni de cezp ediyor.
     Yasli kadinin etrafinda vizildayan kalabalik bir anda merakla uguldaniyorlar. Bir boy aynasi kimseye mantikli gelmiyor. Sanki bu diyar mantigi kaldirabilirmis gibi. Mantik safsatasi sadece insanoglunun yasadigi yalan dünyanin bir zamkidir. Mantik zavalli beyinlerin dizginidir. Rüyalar âleminde buna hiç ihtiyaç yoktur. Mmmmm burada sadece arzular ve hayal gücü vardir. Burada sadece yasanabilirlik özgürce sunulur insana.
     Bu gece size çok fazla sey açikliyorum. Umarim kimsenin akli dengesiyle oynamam.
     Boy aynasini yasli anasinin yanina koyan adam, hizla odadan tekrar çikiyor. Uzunca bir süre sonra genç adam, elinde tuval ve yagli boya takimlariyla içeri giriyor. Bütün malzemeyi yasli kadinin yataginin yanina getiriyor.
     Ben bu rüyanin enfes olacagini söylemis miydim?
     Kadin aynayi ogluna tutturuyor ve karsisina geçerek kendi resmini çiziyor. Oooooo. Gençlik resmi, ardindan orta yaslilik resmi ve sonunda yaslilik resmi. Kadinin yüzü gülüyor.
     Adam aynayi annesinin yanindan aliyor ve odadaki baska bir kadina çeviriyor. Annesi önündeki tuvale o kadinin resmini çiziyor.      Rrrrrr resmi biten kadin yere yigilip ölüyor. Adam aynayi bu sefer odadaki yasli bir adama çeviriyor. Annesi bu sefer önündeki tuvale o adamin resmini çiziyor ve adam da ölüyor.
     Devam.
     Odada çok fazla vizildayan insan var. Yasli kadinin oglu boy aynasini odadaki tüm bedenlerin üzerine çeviriyor ve annesi bu bedenleri boyuyor. Sadece rüyalar âleminde olacak bir arzu yerine geliyor. Ölüm, karaktersiz bir sonla karsilasmiyor.
     Yasli kadin oglunu yanina çagiriyor "canimin çikmasi için son bir beden resmetmem gerek bunu biliyorsun" diyor. Oglu boynunu saygiyla egiyor ve boy aynasini kendine çeviriyor.
     Bir anne, oglunun sonu için, ömrünün en iyi renklerini kullaniyor.
     Sirf, caninin çikmasi için.

     Aaaaaa. Bu nasil bir yasanmislik, bu nasil bir rüya? Ben bile her gece bunlardan yasadigim halde, hala bu enginlige sasiriyorsam, gerisini siz düsünün.
     Mantiktan arinmis bir yasam için, bir baska gece görüsmek üzere.

     Daha fazla uzatmayacagim, çünkü sindirmem gereken bir lezzet var. Ben simdi gidiyorum. Siz de gidin ve rüyalar görün. Ne görmeye çalistiginiza karar vermeyin, ne görmeniz gerektiginize bilinçaltiniz karar versin. Ben böylesini daha çok severim.
     Ben sadece onlari ziyaret ederim.

     Benim adim Rüya Avcisi, daha önce karsilasmistik.




Erol Çelik
02 Eylül 2012 Pazar

Kısa Filmler
Kitaplar
İletişim
Haberler
Videolar
Klipler
Yazılar
Senaryolar
Öyküler