Ana Sayfa
Erol Çelik
Kitaplar
Kısa Filmler
Öyküler
Senaryolar
Yazılar
Klipler
Videolar
Haberler
İletişim
Yazılar
Copyright ® 2010-2011 erolcelik.net
:

.
RÜYA AVCISI (Her Yer Cayır Cayır Yanıyor)
          Merhaba.
          Benim adim Rüya Avcisi. Daha önce tanismistik.
          Kendimi birakip insanlarin rüyalarinda dolasiyorum. Sahislar umurumda degil, ben onlarin hayalleriyle besleniyor, karanlik dünyalarinda nefes aliyorum ve istahima uygun olani yutup, aklimda sindiriyorum.
Simdi algilarimi temizleyip, kim bilir kimlerin rüyalarini yasayacagim?
          Merhaba, içeri girebilir miyim?

          Ssssss sicaklari sevdigimi söylemistim size. Bu aralar lezzetli rüyalar görememistim ama sicaklar bana artik istedigimi sunuyor. Simdi hazir olun beslenmeye.
          Tanidik ama bombos bir sokakta yürüyorum su an. Günesin sicakligini hissetmemek mümkün degil. Aaaaaaa saatlerce yürümüs gibi yorgun hissediyorum kendimi. Bu iyi iste, rüyanin neresinden girdigimi  bilmedigimi gösterir.
          Solumda bir çay bahçesi var, disaridaki masalari bombos, sanki bütün dünya bombos. Sssss devam ediyorum. Az ilerde bir araba görüyorum park halinde, abraya yanasinca içinin agzina kadar suyla dolu oldugunu anliyorum. Kosuyorum, iiiiiii içinde birileri var galiba. Hemen arabanin kapisini açiyorum ve bir selale gibi ayaklarimin dibine su akiyor. Iki cansiz beden suyla beraber ayaklarimin dibine düsüyor. Hayir, cansiz beden degil onlar, sadece elbise. Uuuuuu güzel, büyüleniyorum bu noktada.
           Ilerlemeye devam ediyorum ve bir sürü içi suyla dolu araç görüyorum. O kadar çok ki, aklim siçriyor. Kosuyorum ve her birinin kapisini açip içindeki suyu bosaltiyorum. Mmmm suyla birlikte birçok elbise, yürüdügüm yola dökülüyor. Simdi kirmizi arabaya kosuyorum ve kapisini açiyorum, içinden dökülen su, dizlerime kadar islatiyor beni. Kirmizi arabadan dökülen elbiseler ayaklarima dolasiyor. Kosarak gri arabaya variyorum, bu sefer zor açiliyor kapi ama basariyorum açmayi. Ooooo gri arabadan dökülen su dengemi kaybetmeme yol açiyor. Neredeyse yere düsüyorum. Elbiseler de çok.
           Araçlarin gittikçe çogaldigi yol dümdüz ve ufuksuz uzaniyor önümde. Daha çok isim varmis gibi segirtiyorum bir diger aracin kapisini açmaya. Zzzzz araçlarin içinden dökülen elbiseler, rengârenk bir çiçek bahçesine benziyor geride biraktigim yolun üzerinde. O kadar çoklar, o kadar islaklar ki, igreniyorum.
Her yerim islaniyor. Hizla araçlarin kapilarini açmaya devam ediyorum. Ama bir ev görüyorum nihayetinde. Iki katli bir köy evini andiriyor ilk önce. Sehrin tam ortasina yakismayan bir eskiligi ve ahsapligi var adeta.  Bahçe kapisinin disindan içeriye bakiyorum. Köy evinin kapisi açik ama bahçe kapisi kapali. Evin kapisindan küçük bir irmak gibi su akiyor disariya. Beni çagiriyormus gibi, irmak bahçe kapisina dogru ilerliyor.  Mmmmmm, bahçeyi gözden geçirince her yerde çamasirlarin asili oldugunu görüyorum. Gariptir hepsi kuru. Ama rüzgâr onlari düsürmek için çaba harciyor. Bahçe kapisinin demir tokmagini çevirince, üzerime tonlarca su bosaliyor. Kapiya tutunuyorum bu sele kapilmamak için. Çenemi kaldirmasam bogulacagim.
          Vay vay vay vay, ne güzel bir rüya böyle.
          Bahçeden içeri giriyorum ve iplerde asili olan elbiselere bakiyorum. Sanki onlarin düsmesini engellemek için bir yol ariyorum. Bahçenin içi belime kadar suyla dolu. Tertemiz bir gölün içinde yürüyormusum gibi geliyor bana. Rüzgâr deliriyor. Neredeyse elbiseler uçusup suya düsecek. Hhhhhh köy evine dogru yürümeye basliyorum. Açik kapisi ve içinden akan irmagi görüyorum. Su, eve yaklastikça derinlesiyor. Artik gögsüme kadar gölün içindeyim. Yürüyemiyorum adeta ama ilerliyorum.
Açik kapinin tam önüne geldigimde arkama bakiyorum ve bahçedeki asili elbiselerin tek tük uçusmaya ve suya düstügünü görüyorum.

          Rüzgâr cosuyor.
          Eve girmek için artik neredeyse yüzmem gerekecek. Nnnn nefesimi tutuyorum ve kapidan içeriye giriyorum. Içerisi çeneme kadar suyla dolmus ve suyun üzerinde yüzlerce elbise yüzüyor. Ellerimle suyu geri iterek ilerliyorum. Suyun üzerindeki elbiseler yüzüme geliyor. Onlardan kurtulmaya çalisarak ilerliyorum.
Eeeeee. Nefesimi tutup suyun içine daliyorum ve gözlerimi açiyorum. Korkunç, suyun alti çok daha fazla elbiseyle dolu. Korkuyorum ve hizla suyun üzerine çikiyorum. Kaçmak için kapiya yöneliyorum. Artik yüzüyorum ama elbiseler kulaç atmama müsaade etmiyor. Llllll bogulmak üzereyken evin kapisindan disariya akintiyla birlikte yuvarlaniyorum. Sularin ve elbiselerin arasinda disaridaki manzarayi görmeye çalisiyorum. Korkunç. Havada binlerce rengârenk elbise uçuyor. Günes hiçbir isigini suya degdiremiyor.
          Yüzmeye çalisiyorum, hayir çirpiniyorum. Mavi bir elbise nefes almaya çalistigim yüzüme yapisiyor. Zorla onu kenara atiyorum ama nafile, bir baska elbise yapisiyor yüzüme.
          Yüzemiyorum artik. Dibe çöküyorum. Rengârenk baliklar gibi elbiseler dolu suyun alti. Onlari kenara iterek suyun altinda ilerliyorum ama nefesim kalmiyor. Basimi zorla da olsa suyun üzerine çikartiyorum. Bahçe kapisina artik yakinim. Eger kapiya ulasirsam kurtulurum zannediyorum. Gözlerimi yumup derin bir soluk aldiktan sonra bahçe kapisina dogru yüzüyorum. Elim demir tokmaga degiyor. Kendimden geçmek üzereyken kapiyi açiyorum.
          Ooooooo, bu nasil bir rüya solugum kesildi yahu.
          Bahçe kapisini açinca bütün dünyanin suyu üzerimden akarak yola bosaliyor. Iste o an biraz olsun nefes aliyorum ve dogruluyorum. Biraz önce geldigim yolun üzerindeki arabalar, bahçeden bosalan suya kapiliyorlar. Bir birlerine vurarak akintiyla uzaklasiyorlar.
         Arabalarin ardindan kosmaya basliyorum. Kosamiyorum, yüzmeye çalisiyorum, yüzemiyorum bogulmamaya çalisiyorum ama sonunda beyaz bir arabanin yanina varabiliyorum. Arabanin arka kapisini açiyorum ve içindeki suyu bosaltiyorum. Bu arabanin içinden hiç elbise çikmiyor. Içine giriyorum. Kapiyi ardimdan kapatiyorum ve selin üzerinde yüzen arabada, arka koltuga oturuyorum.
          Iiiiiii iste o zaman disaridaki gerçek dünyayi görüyorum. Korkunç dünyayi görüyorum. Her yer cayir cayir yaniyor. Bir itfaiye hortumu bulundugum arabayi söndürmeye çalisiyor. Hortumdan o denli su bosaliyor  ki, aracin içini dolduruyor.

         Nefes alamiyorum.
         Puhhhhhhh. Çok iyiydi be!
         Film gibi seyrettim. Rüyanin uzun olmasi beni doyurdu dogrusu. Artik huzur içinde dinlenebilirim. Artik rüyayi semirip, sindirebilirim.
        Eeeee ne de olsa ben bir rüya avcisiyim ve isim bu benim.
        Rüyalariniz benim için, en az kendinizin oldugu kadar önemli.
        Hadi siz de gidin, rüyalar görün. Özgürce görün. Nnnnnnn. Korkmayin bu gece avlanmayacagim. Mmmmm.

        Benim adim rüya avcisi daha önce karsilasmistik.

                                                                                            Erol Çelik
                                                                                            29 Haz. 12 
Kısa Filmler
Kitaplar
İletişim
Haberler
Videolar
Klipler
Yazılar
Senaryolar
Öyküler