Ana Sayfa
Erol Çelik
Kitaplar
Kısa Filmler
Öyküler
Senaryolar
Yazılar
Klipler
Videolar
Haberler
İletişim
Yazılar
Copyright ® 2010-2011 erolcelik.net
RÜYA AVCISI ( DÜŞÜNCE KANAMASI )
:

.


     Merhaba.
     Benim adim Rüya Avcisi. Daha önce tanismistik.
     Kendimi birakip insanlarin rüyalarinda dolasiyorum. Sahislar umurumda degil, ben onlarin hayalleriyle besleniyor, karanlik dünyalarinda nefes aliyorum ve istahima uygun olani yutup, aklimda sindiriyorum.
Simdi algilarimi temizleyip, kim bilir kimlerin rüyalarini yasayacagim?
     Merhaba, içeri girebilir miyim?
    
     Dün gece avladigim bir rüya vardi, size ondan bahsetmeyecegim. Çünkü çok fazla kanliydi. Normalde hiç sevmem gereksiz kanli rüyalari ama yine de sonuna kadar yasadim, mmmm hatta acaba size anlatsam mi diye uzunca süre düsündüm, eger bu gece düzgün bir rüya avlayamasaydim o rüyayi anlatirdim ama su anda enfes bir rüyanin kokusunu aliyorum. Sssss.
      Iste buldum. Sessiz olun ve rüya avcisina kulak verin. Verin tabi, çünkü bundan hoslaniyorsunuz, çünkü rüya avcisiyla avlanmaktan ve baskalarinin rüyalarinda yüzmekten daha iyi bir eglence olmadigini biliyorsunuz.

     Sizi daha fazla bekletmeyecegim artik. Zzzzz bir telefon görüyorum. Siyah ve çevirmeli. Eski ama gururlu. Garip, tanidik olmayan bir tonda çaldigini hissediyorum. Evet, ses duymuyorum, sadece orada bir melodinin çaldigini duyumsuyorum. Mmmmm Telefon çaldikça büyüyormus gibi geliyor bana. Kara bir gölge gibi tüm dünyami kaplayacakmis gibi sanki.

     Telefona dogru yürüyorum ve gariptir, rüyada oldugum halde o telefonun canli oldugunu zannediyorum. Eger telefonu kaldirsam beni yutacakmis gibi hissediyorum. Ama diger yandan açmak mecburiyeti, her seyin üzerine çikiyor rrrrrr.
     Açmazsam dünyam yanacak.
     Canim yanacak.
     Rüya avciligi böyle bir sey iste. Baskalarinin duygularini yasamak, onlarin korkularini sindirmek, hayal gücü engininde oldukça lezzetli bir sey. Iiiii isim çok basit ve eglenceli. Bu isi seviyorum. Çaba sarf etmeme gerek yok. Bedel ödememe gerek yok. Hiç kimseyi ve hiç bir seyi rahatsiz etmiyorum. Kimin rüyasinda avlandigimi kimse bilmiyor. Kimi ziyaret ettigim önemli degil. Tanistigim insanlar bile beni tanimiyor.
     Var mi benden daha iyisi?
     Oooooo. Rüyaya kaldigim yerden devam edeyim. Canlanip beni yutacakmis gibi sinsice ve usulca beni çagiran telefonu açiyorum. Açmamaliydim ama açiyorum. Her sey susuyor ama akildaki düsünceler cosmaya, gürültü yapmaya devam ediyor. Bu engellenir bir kalabalik degil lllll, bu hazmedilir bir eziyet degil lllll. Ama uzun sürmüyor.
     Düsüncelerin kanamasi tam o an susuyor.
     Düsünce kanamasini siklikla yasamam rüyalarda. Rüyalar, genelde olaylarin zincirleme aktigi, kisa ve anlamli bir görüntü yumagidir ama düsüncelerin kanamasi zalimcedir. Tarif edilemez zzzz. Birbirini biçaklayan cüceler gibi tuhaf görünür ama anlami yoktur. Bir düsünce digerin altinda ezilirken çigliklari rahatsizlik verir. O kadar çok sey akip gider ki, sadece anlamsiz bir yorgunluk kalir geriye. Ardina baktiginda sadece düsüncelerinin kanadigini görürsün.
     Neyse ben rüyaya döneyim mmmm. Bir telefonun açilmasi bu kadar sanciliysa, o telefondan çikan sesin nelere yol açtigini tahmin bile edemezsiniz. Çok kisa bir rüyanin, hissiyatinda bogulmaya bayilirim. Bu, onlardan biri. Telefondan bir ses geldigini hissediyorum. Karanlik, soguk ve tanidik. Ses yok aslinda telefonun ahizesinde, sadece bir tislama var o karanlik dijital yolun çikmazinda. Ama kanayan, düsünce olunca, arzulanan ses gün yüzüne çikar. Bir babanin sesini duyar bünye. "Ben ölmedim ogul merak etme" diye bir ses gelir arzulanan hayal gücünden. Düsünceler, hisler tekrar kanamaya baslar. Ahize erimeye baslar, bitter bir çikolatanin, yaramaz bir çocugun elinde eridigi gibi. O an, kanayan düsüncelerin yerini gerçek rüya alir. Akiskan rüya. Rüya avcisi her seyi tadar.
     Mmmm bayiliiiir buna.
     Telefonu ahizesi, onu tutan eli eriyerek kaplar. Kol simsiyahtir simdi. Odanin her yeri plastik erigiyle kaplanir. Zift parlakligi ve siyahligi kaplar her köse basini. Sssss siyah, rüyalarda bile parlaktir. Odanin diger ucunda temiz bir telefon görünür. Diger her sey zifttir. Telefon yine çevirmeli ve eskidir rrrrrrr. Yine çalar ama sesi çikmaz. Yine canliymis gibidir ama usulca bekleyerek tehdit eder. Bir el uzanip onu açar ve düsünce kanamasi tekrar yasanir. Ffffff. Bir babanin sesi duyulur anilarin daha tazecik bölümünden. "Ben ölmedim ogul, merak etme” der. Telefonun ahizesi çikolata gibi eriyerek tüm dünyayi kaplar. Ve hizla döner dünya. Odanin diger ucundaki telefon görülür, tertemizdir. Çalmaya baslamistir. Görüntü tekrarlanmaya devam ederken tüm dünyadaki telefonlar çaliyordur.
     Bütün babalar konusmaya baslar.
     Düsüncenin cani yanmaya baslamistir.
     Kanamasi durmaz. Zzzzzzzzzz


     Feci bir rüyaydi. Yogun ve sancili. Agir ve hazimsiz. Aci ve yanik kokulu.
     Ooooo hala kendime gelemedim dogrusu.
    
     Ben simdi gideyim ve kendi kanayan düsüncelerimden tadayim. Siz de gidin ve rüyalar görün. Ne görmeye çalistiginiza karar vermeyin, ne görmeniz gerektiginize bilinçaltiniz karar versin. Ben böylesini daha çok severim.

Ben sadece onlari ziyaret ederim.

     Benim adim Rüya Avcisi, daha önce karsilasmistik.

                                                                                          
Erol Çelik
11.Temmuz.2012


.
Kısa Filmler
Kitaplar
İletişim
Haberler
Videolar
Klipler
Yazılar
Senaryolar
Öyküler